» HABERLER
 » DUYURULAR
ARŞİVDE ARAMA
 
20 Haziran Dünya Mülteciler Günü
 
Köye Dönüş Projesi ve Eleştiriler

 

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafindan yürütülecek olan Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması (T-GYONA) 4 Mart 2005 tarihindeki toplantıda tanıtıldı.  

Türkiye’de son 20 yıl içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör yüzünden çok sayıda köy ve mezra boşaltıldı. Terörün yanı sıra ekonomik nedenler, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki geniş ölçekli kalkınma projeleri, depremler, doğal afet ve iskan politikaları bu bölgelerdeki yerleşim alanlarının boşalmasındaki diğer etkenler olarak sayılıyor. 

Toplantıda, yukarıda bahsedilen nedenler yüzünden yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalanlar için Türkiye Hükümeti’nce “Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP)” başlatıldığı hatırlatıldı. Proje, Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli, Van’ın da aralarında bulunduğu 14 ili kapsıyor. Amaç, gönüllü olarak dönmek isteyenlerin kendi köyleri ya da uygun başka yerlerde iskan edilmeleri;sosyal ve ekonomik altyapının kurulması; sürdürülebilir yaşam koşullarının sağlanması; kırsal yaşamın yeniden kurulması ve canlı tutulması; kamu yatırımlarının ve hizmetlerinin daha rasyonel dağılımı; merkezi nitelikteki köylerin gelişimine destek vermek.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2005 Ocak ayı sonu itibariyle Batman, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli, Van illerinde terör yüzünden yer  değiştiren topam insane sayısı 357 bin. KDRP projesi kapsamında geriye dönenlerin sayısı ise 127 bin. Bazı uluslararası kuruluşlar ise göç etmek zorunda kalan insanlar sayısını resmi rakkamların tersine  1 ila 4.5 milyon arasında gösteriyor.

KDRP çerçevesinde geriye dönenlerin azlığına dair yöneltilen eleştiriler arasında ise;
-bölgede yer yer devam eden güvenlik sorunları
-köy koruyuculuğu sistemi
-KDRP’nin katılımcı bir yapıda olmaması
-tazminat yasasının ihtiyaçlara yanıt vermeyebileceği düşüncesi

KUTU:

“Ülke içinde yerlerinden olmuş kişiler”, zorla ya da mecbur kalarak evlerinden veya sürekli yaşamakta oldukları yerlerden, özellikle silahlı çatışmaların etkilerinden, genel olarak şiddet içeren durumlardan, insan hakları ihlallerinden veya doğal ya da insan kaynaklı felaketlerden korunmak için, uluslararası kabul görmüş devlet sınırlarını geçmeksizin kaçan ya da bu yerleri terk eden kişi veya bu tip kişilerden oluşan gruplardır (Kaynak: United Nations Guiding Principles on Internal Displacement).

T-GYONA’NIN KAPSAMI:

Birinci aşaması Aralık 2004’te başlayan ve 2006 yılının başında sonuçlarının duyurulması hedeflenen Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması (T-GYONA)  KDRP illeri olan Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerini kapsıyor. Ancak, bu illerden yoğun göç almış olan belli başlı yerleşim yerleri için de bu proje dahilinde veri derlenecek ve bilgi toplanacak.

Bu proje kapsamında yapılacak araştırmalarda 1) söz konusu illerden göç etmiş nüfus hakkında temel bilgiler, 2) (yukarıdaki tanım kapsamına giren) yerinden olmuş nüfus hakkında demografik ve sosyo-ekonomik bilgiler, ve 3) yerinden olmuş nüfus tanımı içinde yer alan ama bu nüfus grubunun bir alt grubu olan terör ve silahlı çatışma nedeniyle yaklaşık son 20 yıl içinde köylerini/yaşadıkları yerleri terk etmiş nüfus hakkında detaylı bilgiler toplanacak. Bu alt nüfus grubu içinde hem köylerine geri dönmüş olan kişiler hem de geriye dönmemiş ve şehirlerde yaşamaya devam etmekte olan kişiler hakkında bilgi toplanacak.

Ayrıca, araştırmada yerinden olmuş kişilerle yapılacak görüşmelerde kadın ve erkek tüm nüfus gruplarının eşit ölçüde temsil edilmesine ve değişik yaş gruplarının kapsanmasına özen gösterilecek.

 İNSAN HAKLARI RAPORU:

Öte yandan, mart ayında yayınlanan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch-HRW), “Türkiye'de iç göçe maruz kalan Kürtlerin 2005 yılındaki durumuna bakış” başlığını taşıyan raporunda, Türkiye hükümetin taahhütlerinin büyük bir bölümünü yerine getirmediği, performansının zayıf kaldığı belirtildi. Ancak, son dönemde atılan adımların olumlu olduğu da vurgulandı. Raporda ayrıca, 1990’lı yıllarda göç etmek zorunda kalan 378 bin insana yardımcı olunmadığı; Türk Hükümeti’nin AB’ye sunduğu istatistiklerin gerçekleri yansıtmadığı; Kürtlerin üçte birinin değil çok azının geri döndüğü ileri sürüldü. 
HRW, geri dönüşü engelleyen etkenleri de şöyle sıralıyor:

• Köylüler dönmekte isteksiz, zira evleri tahrip edilmiş durumda ve güvenlik durumu yetersiz.
• Dönenlerin çoğu ilkel barınaklarda, elektrik, telefon, eğitim ya da sağlık hizmetleri olmaksızın yaşıyor.
• Onarım ya da tarımsal faaliyetlerin yeniden başlatılması için yardım olanakları ya çok az ya da hiç yok.

Raporda, ayrıca, hala silahsızlandırılmayan korucuların köylerine geri dönenlere yönelik saldırılardan sorumlu olduğu iddia edildi. Hatta köye dönenlerden 11 kişini korucularca öldürüldüğü öne sürüldü. Düzenli kolluk kuvvetlerinin de saldırılara karıştığı öne sürüldü. 58 bin köy korucunun hala devletten maaş aldığı da vurgulanarak, bu kişilerin silahsızlandırılması istendi.
 
2004 Kasım ve Aralık aylarında Diyarbakır ve Bingöl yöresinde yüz yüze görüşme yöntemiyle hazırlanan raporda, Türkiye’nin çabası da vurgulandı ve son dönemde yerlerinden edilen Kürtlerin geri dönüşü için daha yapıcı bir tutum içine girdiği de  ifadeler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye'nin köye dönüş ve rehabilitasyon projesi için bir kurum oluşturacağına ve köy korucularını silahsızlandıracağına dair planlarına atıf yapıldı. “Türkiye, devletlerarası kurumlarla çalışmalarını paylaşacağını açıkladı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da Türkiye ile işbirliği yapacağını duyurdu” denildi.

Öte yandan, Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından rapordaki iddialara ilişkin olarak yayımlanan açıklamada, Türkiye’nin 1990’lı yıllarda terör nedeniyle yerlerinden olmuş vatandaşlarının yerleşim yerlerine geri dönüşleri konusunda süregiden iyi niyetli çabalarının gözardı edildiği ve raporun gerçekçi olmaktan uzak olduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Yerlerinden olmuş nüfusa yönelik olarak geliştirilen Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Programı (KDRP) çerçevesinde on yılı aşkın bir süre zarfında kayda değer gelişmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 24 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Kaynaklanan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun’un uygulamaya konulmasıyla da ilgili vatandaşlarımızın sıkıntılarının giderilmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır” denildi.

Türkiye’nin söz konusu meselede  Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği başta olmak üzere ulıuslararası kuruluşlarla işbirliği yaptığının hatırlatıldığı raporda, Haccettepe Ünivetsitesi tarafından yürütülen T-GYONA projesinin yanı sıra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte bir başka  projenin daha yürütülmesinin öngörüldüğü vurgulandı.   
 
Bu arada, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB)  troykası, 17 Aralık Zirvesi'nden sonra  ilk kez 7-8 Mart 2005 tarihllerinde bir araya geldiler. AB temsilcilerinin dile getirdiği konularda birisi de boşaltılan köyler oldu.  AB’ye göre köye dönüş'te ortaya çıkan sorunlar acilen giderilmeli, köylerine dönmek isteyenlere kolaylık sağlanmalı, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak düzenleme hayata geçirilmeli.

 


07.07.2005
COPYRIGHT © 2005 umudadogru.com - Designed By WEB İLETİŞİM