Recep Korkut
Mülteci deyince aklımıza ilk neler geliyor? Bunlardan birkaçı şunlar: “Ege Denizi’nde boğulan kaçaklar”, “herhangi bir ilde yakalanan ve sınırdışı edilecek olan kaçak göçmenler”, “insan kaçakçılarınca açlığa terk edilip son anda kurtarılanlar”, “daha iyi bir hayata kavuşmak için vatanlarını terk eden insanlar”. 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne göre “mülteci” kendi ülkesi dışında bulunan, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşü sebebiyle zulüm görmekten haklı nedenlerle korku duyan ve ülkesinin korumasından yararlanamayan ya da yararlanmak istemeyen veya zulüm korkusu nedeniyle oraya dönmek istemeyen kişi olarak tanımlanıyor.